Efendim bugün sokağa çıktığımda elime bir kırmızı karanfil tutuşturup “Dünya Kadınlar gününüz kutlu olsun” dediler. İçimden dedim aslında bu kutlanılacak bir gün değil bi habersizler sizi. Ancak o zaman çaktım. Evet bugün o gün. Aslında çıkış amacı nedeniyle üzücü bir olay bu. Bilmeyen çoktur neden bu günü anıyoruz. Blogumdaki sosyal görevimide yerine getirmiş olayım dedim ve bu yazıyı hazırladım.

8 Mart 1957 de amerikada 40.000 işçinin çalıştığı tekstil fabrikasında işçiler greve gitmişler. Ancak polisler işçilere saldırmış ve fabrikaya kilitlemiş. Ardında fabrikada yangın çıkmış. İşçiler polisin kurduğu barikatı aşamamış ve çoğu kadın olan 129 işçi hayatını kaybetmiş. Cenaze törenlerine 100binden fazla kişi katılmış. Her zamanki gibi olay biter bunlar ağıt yakarlar neyse.

26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılması önerisini getirmiş ve öneri oybirliğiyle kabul edilmiş. Aslında ilk yıllarda belli bir zamanda kutlanmıyormuş ama her ilkbaharda yapılıyormuş. Tarihin 8 Mart olarak belirlenmesi 1921 de olmuş. Birinci ve ikinci dünya savaşlarında bazı ülkelerde yasaklanmış ancak 1960 yılında amerikada da anılmaya başlanması ile güç kazanmış. Daha sonra Birleşmiş Milletler Genel kurulu 16 aralık 1977’de 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etmiş. Ancak Birleşmiş Milletler’in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, anmanın New York’ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamış.

İlk Dünya Kadın Emekçiler Protestosundan

Pankartta yazan cümle ” Kadınlar Gökyüzünün Yarısını Elinde Tutuyor”

Clara Zetkin

Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak anılmaya başlanmış. 1975 yılında daha yaygın olarak yapılmış ve sokağa taşmış. “Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapılmış.

Bu olayı bilmeden önce ben diyordum ki Feminist damarım kabarıyordu ” Ooo görüyor munuz bizim dünyada anılan günümüz var” Ancak öğrendikten sonra dedim ki keşke olmasaydı.