Bu animeyi izleyeli baya oluyor aslında ama ne yalan söyleyeyim hala aklımın köşesinde soruları duruyor. Demek ne kadar sevmişim, ne kadar etkilenmişim. Efendim konusu şöyle; Mushi olarak adlandırılan ve pek az insan tarafından bilinen ayrıca görülebilen varlıklar vardır. Bunlarda her canlı organizma gibi, büyüyorlar, gelişiyorlar ve ölüyorlar. E evrenden herşey birbiri ile bağlantılı iken bu canlılarında insanlarla etkileşim halinde olmaması kaçınılmaz. Zaman zaman insanlar bazı garip olaylarla karşılaşıyorlar ve bunlara bir anlam veremiyorlar. İşte tam bu sırada bir gezgin aynı zamanda bir mushishi olan Ginko ortaya çıkıyor. Bazen tesedüfen bazense bilerek bu olayların içinde bulunuyor kendisi ve gerçektende bu soruna mushi neden oluyorsa ondan başka çözüm üretebilen yok.

Ancak siz bu animeden aksiyon beklemeyin. Her ne kadar doğaüstü, gizemli bir yapıya sahip olsada, olaylar tamamen dinginlik içinde sürüyor gidiyor. Birde anime yapı bakımından yavaş giden bir anime. Bunun yüzünden de hani bir oturuşta hepsini bitirmeyi geçtim ardarda 3 bölüm zor izleniyor. Zaten aceleyede gerek yok animeyi izlerken. Öyle birşey ki o yavaş ilerliyor ya, sizinde hareketleriniz yavaşlıyor sanki😀 Bir dinginlik, bir huzur veriyor, içinede biraz gizem katıyor hatta şüphe uyandırıyor. “Acaba şimdi odamda bir mushi varmıdır ya” diyebiliyorsunuz. Bakış açınızı değiştiriyor. Hele birde benim gibi uzayın derinliklerinde başka yaşamların, başka canlıların olduğuna ya da olağanüstülüklerin olabilirliklerine inanan bir yapıdaysanız daha bir etkileyici oluyor. Hatta ben gerçek olmasını o kadar istedim ki anlatamam size.

Animenin müzikleri, renkleri, çizimleri, olayların geçtiği mekanlar muhteşem ötesi. Sanki sadece o mekanları gösterselerde izleyecekmişsiniz gibi oluyor. Zaten bir açılış parçası var ki ilk andan itibaren olaya daldırıyor sizi. Böyle sanki o ormanın kokusu, denizin kokusu burnunuza geliyor. Esen rüzgar sizin odanızdada esiyor ( ben baya içine girmişim heralde:) ).

Ginko

Birde bu Ginko var tabi. Baş karakterimiz. Zaten animenin başlıca gizemi kendisi. Kimdir, nerdendir, kimlerdendir. Beyaz saçlı, bir gözü daima kapalı, ağzında ya bir sigara ya bir çöp redkit misali bir karakter kendisi. Durgun yapısı, cool tavırları, sakin konuşması ile görev adamı. Her bölüm birbirinden bağımsız olmasına karşın bu karakter sayesinde ilginizi pek kaybetmiyorsunuz.

Yani paranormal olaylara inanıyorsanız ya da ilgiliyseniz, küçükken”geldiysen bir işaret ver” diyip bir mumun etrafına toplanıp fincan kapattıysanız, farklı birşeyler arıyor, farklı bir dünyaya adım atmak istiyorsanız ya da dünyaya farklı bir bakış açısından bakmak istiyorsanız, buyrun efendim mushi’ler ve Mushishi sizi bekliyor. Animesiylede yetinmem ya da ben anime izlemem ama konu değişik geldi diyorsanızda size filmini öneririm.

Odagiri Joe’nun çok iyi bir performans sergilediği, Ginko karakerinin üzerine cuk oturduğu ve efektlerin gayet güzel olduğu bir film. Oda aynı dinginliğe, sessizliğe ve gizeme sahip. Uzunca bir film olmuş ve animenin bazı bölümlerinden yapılmış hatta aynen canlandırılmış pek farklılık katmamışlar yani. Ben çok sevmiştim. Her ikiside güzeldi.

Animenin açılış parçası ise Ally Kerr – The Sore Feet Song

Filmin Fragmanı;