Heralde en kısa dizi tanıtımı yazım alacak🙂

Dizinin konusundan hemencecik başlayıverim. Haru adında bir kızımız var. Henüz 18 yaşında. Kendisini yemeğe vermiş ancak bir yandanda Buz pateni yapıyor.  Yalnız bu kız inanılmaz bir yaşam enerjisine sahip. Annesi ile üvey babasını bir kazada kaybetmiş ve öz babası ile yaşıyor. Seoul de de üvey abisi var. Neyse kızımızın hayali 3’lü Axel yapabilmek. Ancak tabiki kiloları yüzünden normalini yapamıyor ki 3’lüsünü yapsın. Gelgelelim bir hırslanıyor. Kararını veriyor. Seoul’e gidecek, çok çalışacak ve iyi bir buz patencisi olacak. Ancak bir sorun var. Seoul de tek tanıdığı insan abisi ancak onun kendisinden bile haberi yok. Her sevgililer gününde abisine çikolata göndermesine rağmen hiç cevap almamış. Çünkü abisi 2 ev arkadaşına sahip ve onlar abisi görmeden çikolataları alıyorlar, yiyorlar mektupları okuyorlar ve abisinin bundan hiç haberi olmuyor🙂 Ancak son gönderdiği mektuba karşılık alyor tabi cevap yazanlar abisinin ev arkadaşları. Bir güvenle Seoul yolunu tutuyor. İşte herşey ondan sonra başlıyor. Bizim küçük Haru 3 adamın yaşadığı eve taşınıyor🙂

Hyeon Tae - Hwal - Jo Kun

Komik ve ilginç bir konusu var gibi görünüyor değil mi? Zaman zaman da öyle. Özellikle Buz Pateni ile ilgili olması benim en çok ilgimi çeken şeydi dizide. Ancak anlamışsınızdır ki pek bir beğenmedim. Aslında çok sevdiğim kadınlardan Lee Yoon Jung yönetmen koltuğunda oturuyor ve senaryoda Lee Jung Ah’nın kaleminden. Doğal olarak çok iyi şeyler bekledim. Çok kötü değildi ama beklediğim kadar iyide değildi işte.

Su In (anlatma gereği bile duymadım) - Haru - Sang Hee

Dizide en çok bayıldığım yine OST oldu. Bakın ona lafım yok. Yine en güzel parçalar seçilmiş. Tam benim ağzıma layikti yani🙂 Birde çekimler. Çok çok güzeldi.

Oppa lafından nasıl nefret ettim anlatamam size. Dizide sürekli Oppa, oppaaaaa, ooooppppaaaaa diyip duruyordu Haru. Ah nasıl işkenceydi. Anladım ki aslında ben Oppa lafından değil onun sürekli ve garip bir ses tonu ile kullanılmasından gıcık aldığım için kelimeninde kendisinden gıcık alıyor, nefret ediyormuşum. Kullanmayın dostlar benim etrafımda bu kelimeyi rica ediyorum. Yani sonrasında ne olur bilemiyeceğim (bunu bir tehtit olarak algılayan algılasın – dermişim😀 ).

Yine kullanılan evlere hasta oldum. Bu kadın işini biliyor. Nerde nasıl ev seçeceğini of of. Korede tanıdığı emlakçı olan benimle bağlantıya geçsin lütfen.

Her neyse diziye dönersek tekrar. Çok boş geldi. Tamam bir kızın hayalleri, amacına ulaşma isteği ve önüne çıkan engeller anlatılmak istenmiş. Tabi sadece ona odaklanılmamış yan karakterlerinde hayatlarına değinilmiş. Bu çok iyi olmuş aslında çünkü ana hikaye baya sıkıcı. Sonuna kadar izleyebildiysem eğer sadece yan karakterlerin emeği var. Bir de şarkıların.

Yine havada kaldı ana karakterlerin hikayesi. Belli bir sona ulaşmadı. Ya da şöyle söylemeliyim istediğim gibi olsun istiyordum (her izleyici gibi) ancak istediğim olsaydıda biraz hayal kırıklığı yaşacaktın biraz fazla saçma gelecekti çünkü. Allak bullak oldu dimi. Eğer olurda bir izlerseniz ( ki tanıtımdan sonra nasıl olacak o iş bilmiyorum) anlarsınız.

Ya kötü değildi işte aslında ama istenileni karşılamıyordu. Eğer ana karaktere takılmazda yan karakterlerle mutlu olabilirseniz izleyin derim. Ama ne yapıp edin OST sini indirin, dinleyin gerçekten çok güzel. Hatta ben size indirme linki vereyim buradan parçaları indirin. İzleme isteği uyandırmazsa neyim🙂

Oyunculardan çok sevdiğim Lee Seon Gyoon var. Yine çok şirin bir karakteri canlandırıyor. Ancak benim ilgimi çeken daha çok Yoon Kye Sang’tı. Kendisini Türkiye ile ilgili bir belgesel hazırladığı zamanlardan tanıyorum. O belgeselin ilk 2 bölümü için buraya bakabilirsiniz. Dizide canlandırdığı Hyeon Tae inanılmaz bir karakterdi. Hastanın hastası oldum. Her eve lazım bir Hyeon Tae. Birde sürekli Jo kun diyen Sang Hee karakteri vardı Kim Hee’nin canlandırdığı aşırı tatlı bir hatun. giyimine, saçlarına bayıldım bayıldım.

İşte böyle birşeydi. Baya bir zamanımı aldı. Ama çok pişman oömadan bitiridm 16 bölümü. Birşeyler arayanlara izlemek için iyi bir alternatif olabilir diyorum ve görüşürüz diyorum🙂