Nasıl anlatacağım bilmiyorum. Acaba sizede oluyor mu böyle? Aşırı beğendiğiniz bir filmi veya diziyi hemen anlatamıyor – ne kadar içinizde anlatma isteği olsada – doğru düzgün kelime bulamıyor, sanki anlatmaya çalışsanız mahfedecekmişsiniz gibi geliyor mu?

Bende genellikle böyle. Bir yapımı izledikten sonra hemen tanıtabilmem için sevmiş ancak bulanık düşüncelere sahip olmamam, çok heycanlanmamış vs olmam lazım. İşte bu filmde ardından hemen bahsedemeyeceğim şekilde, hatta “Bahsedebilecek miyim?” diye düşündüren bir yapım.

Uzun süre takip listemde kaldıktan sonra sevgili Arkadaşım Berre’ninde el atarak Mirune ile çevirdikleri güzel altyazı ile izledim. Konu olarak ilgi çekiciydi benim için. içinde müzik vardı, aşk vardı. Kısaca şöyle;

Asako liseye giden bir genç kız. Bir gün arkadaşı Asako’ya  LANDS’in cd’sini verir ve dinlemesini söyler. Asako önceden hiç duymadığı bu grubu, LANDS’i çok sevmiştir. Aradan zaman geçer ve ona o cd’yi veren arkadaşı ile tekrar karşılaşırlar ve beraber LANDS’in konserine giderler. Bir şekilde sahne arkasına geçerler ve Asako lensini düşürür. İşte o zaman LANDS’in solisti Natsu ile tanışırlar. Natsu kızmızdan çok hoşlanır ve Asako’yuda provalara vs getirmeye başlar. Hatta Asako grubun menejerliğini bile yapmaya başlar.

Tabi film gayet normal görünüyor. Klasik beklentiler yaratan bir yapım gibi. Ancak film herşeyin laylaylom olduğu bir senaryoya sahip değil. Zorlayıcı müzik piyasası, bu piyasada tutunmaya çalışan yeni bir grup, bu grup içindeki tartışmalar, herkesin kendine göre beklentileri vs derken bir bakıyorsunuz sonu gelmiş ve siz ağzınız açık bir şekilde ekrana bakıyorsunuz (bana öyle olduda ondan diyorum yani size olmayabilirde tabi🙂 )

Konu size çekici gelmese bile eminim ki müzikleri ile sizi kendine bağlayacak. Hele hele bir iki sahne var ki  beni benden almıştı. İlki müziği ile ikincisi diyalogu ile. (Spoiler vermeden anlatmaya çalışınca böyle oluyor işte)

Karakterleri ile, o karakterlere can veren oyuncular cuk oturmuştu birbirine. Oyunculuklar için söze bile gerek duymuyorum ama söyleyeceğim muhteşemdi.  Mesela grupta bir müzik dehası vardı. Kora Kengo’nun canlandırdığı Yukiya. Yukiya süper bir karakter olmuştu. Tam yaratıcı sanatçı garipliği var üstünde aşırı beğendim. Gizemli gitarist🙂 Sanabilirim ki Kengo da öyle bir tip tam olmuş. Güzel bir gerçeklik var yani işte filmde. Bir an diyorsunuz sanki gerçekten böyle bir grup varda biyografisini yapmışlar. Sizi içine alabilen bir film kısacası 😀

Film biraz herşey havadaymış hissi verebilir. Ancak japon sinemasına alışkınsanız sizi etkilemeyecektir. Onların genel bir tarzı var böyle biliyorsunuz. Hemen hemen her filmde her dizide o yalınlığı hissedersiniz. Ekran dolu değildir sanki. İşte bu filmde de böyle. Herşeye rağmen ben hiç bitmesin istedim. Bana çok kısa olmuş gibi geldi. Daha bir 3 saat falan devam etseydi izlerdim yani.🙂 (tamam abartmış olabilirim biraz)

Başrolde olan çocuğu daha önce nedir kimdir falan bilmiyordum. Sonra öğrendim ki baya baya ünlüymüş Akanishi Jin. Gokusen 2 de izlemişim zati ben. Birde KAT-TUN üyesiymiş. Baya aptallılları ile çok gündeme geliyormuş hatta “Bakanishi” diye takma bir adı varmış vs. Beni onlar ilgilendirmedi de adam güzel söylüyor lafım yok. Filmdeki parçaları başkası söylese dinlemezdim😀

Bandage filminin OST’sini beğenmedim ancak filmin içinde geçen parçaların blunduğu LANDS-Olympos albümüne bayıldım. Takeshi Kobayashi’de adamım sayılır artık. Yaptığı işleri takibe almayı düşünüyorum. Kaliteli insan. Prodüktörlüğünü yaptığı Halfway filmide takip listemde çevrilsin ilk iş izleyeceğim.

Neyse işte bu kadar. Daha fazla spoiler vermeden yazamayacağım. Çünkü hepsini anlatasım var. Hiç birşey anlatmadım sanki.Zor tutuyorum kendimi. İzleyip izlememeyide size bırakıyorum. Ancak ben ayıldım bayıldım yani😀