Bilgisayarsız geçen günlerimin rutin eylemi haline gelen “DVD Player’ a Saldır” zamanında izlediğim, aslında her zaman aklımda olan -çıktığı günden beri- ancak bir türlü izleyemediğim ve yazılmaya değer bulduğum bir yapım bu film. Birde hakkında çok fazla şey yazmayada kıyamıyorum. Çünkü benim gibi merakla izlemenizi istiyorum – tabi izlemeye karar verirseniz-

Aslında filmi fragmanlarından izleyipte komedi sandığım için “İzlemeliyim” demiştim fakat bambaşka bir yapım çıktı karşıma. Elimizde bir baba var. Robert De Niro’nun canlandırdığı. Ömrü telefon tellerini yağmurdan, soğuktan, sıcaktan korumak için kapmalama yapmakla geçmiş. Dört çocuğu var. Karısını yeni kaybetmiş ve o ölmeden önce evlatlarıyla doğru düzgün bir paylaşımı olmamış. Özelliklede yetişkinlikleri sırasında. Hani “En son babalar duyar” ya da “Birçok şeyi üstü kapalı bilir” durumu var. Çocuklar hep anneleri ile herşeyi konuşacak cesarete sahiptir. Evde tek başına, emekli olduktan sonra uğraşı bahçe olmuş bu adam evin annesi öldükten sonra “Çocuklarımla ben ilgilenmeliyim artık” diyor ve eskiden yaptıkları gibi herkesi bir masa etrafında toplamak istiyor. Ancak çocuklarının hepsi bir bahane ile gelemeyeceklerini söylüyorlar. Doktorunun tüm uyarılarına, yasaklarına rağmen onları görmeye ve durumlarının iyi olduğundan emin olmak için bizimkisi yola çıkıyor. İşte bu yolculuk esnasında onlarla iletişiminin ne denli kopuk olduğunun farkına varıyor.

Film beni güldürmekten çok ağlattı desem nasıl bir şey olduğunu ufaktan çaktırmış olurum sanırım. Üstelik yüzüme resmen tokat attı. Gerçekten “Babamla ilişkim süperdir” cümlemi külliyen yalana çevirdi. Farkında olmadığım bir çok şeyin farkına vardırdı. Babam harbiden benim hakkında birşey bilmiyor. Niyeyse hep ona söylediğim şeylerin yeterli olduğunu düşünmüştüm, o da yeterliymiş gibi davranmıştı “Ama değilmiş” dedim. Millet olarak aile yapımız babaların ağır olduğu, eve ekmek getiren taraf olduğunu ve duygusal şeylerimizi paylaşmak için hep annelerimizin olduğunu düşündürsede, babalarında bilmek isteyebileceğini, hatta bilmeleri gerektiğini güzel bir dilde anlatmıştı film.

Ben derim ki bir zaman yaratın kendinize ve kesinlikle izleyin. Film izlenmeye sonuna kadar değecek bir yapım. Kadrosu da cabası😉