Bir bayram sonrası yazısı yazasım geldi. Bu bayramda daha bir seviçliydim bahsetmiştim. Bolca et yiyecektim, dizilerimi izleyecektim, yenilerini keşfedecektim vs. Ancak öyle yorucu ve sıkıcı gittiki 2 gün “Benide kesin kurtulayım” dedim.

Aslında bu bayram ben özellikle çok samimi bir arkadaşımla buluşacağım için mutluydum. İstanbul da işe başlayınca ayrılmak zorunda kaldım birtanemden. Konuşacağımız konuda çok fazla resmen dilim şişti ve o “Geleceğim” dedi. Kısa bir süre içindi ama gelecekti. Ben ne mutlu ne mutlu. Neyse işte dün ayarladık herşeyi çıkacağız dışarı. Önce bir başbaşa takılalım dedik. Şişen dillerimizi bir indirelim. Bir yandan içiyoruz bir yandan konuşuyoruz laf lafı açıyor anlatacak birşey kalmadı başkalarını çağırdık. Onlar başkalarını falan derken baya kalabalık bir topluluk oluverdik.

Bu arada Bayramda eve gelen misafirden nefret ettim. Gelecekseniz hepiniz birden gelinde kutulalım yahu! Ne o posta posta. Tekrar tekrar çay demlemekten nefret ettim. Birde canım deli gibi et istiyor. Kimse mangal yakma derdinde değil. Pişirme derdinde hiç değil. Eeee HANİ BU KURBAN BAYRAMIYDI!!! Hatta benim için ET BAYRAMI. Dedim tamam ben kendime göre yaparım, siz o sevgili popolarınızı sıcak yerinden kaldırmayın ancak ve ancak benim etime göz dikeni ağlatırım!!!

Tamam dediler sen kendi yiyeceğin kadar, nasıl seviyorsan öyle yap. Gittim mangalı yaktım bir ara aynaya baktığımda duman solumaktan burun deliklerim simsiyahtı ölmediğime şükrediyorum. Etleri avcarladım, şişledim falan mis gibi attım mangala. Etin kokusu çıkmaya başladıkça bizimkiler sofra kurmaya başladı. Dedim “Hayırdır? Yalvarsanızda vermem boşuna” Ben burda et diye ağlarken siz orda bulmacanızı çözüyordunuz, altılı yazıyordunuz, arkadaşınızla tozuyordunuz. Yama yok bu et benim !!!! Buda gelip ayağıma kapansa size et yok!

Tabi ben ne kadar böyle konuşsamda yine kıyamadım gözlerinde et görüce yedik hep beraber fakat onlar bulaşığıda bana yıkattılar T_T (Ağlamak istiyorum sayın okuyucular) Üstelik hastayım, belim sakat üstüne de babam hiç çekinmeden ” Hadi şu tilki kızı (Gumiho olur kendileri) getirde devam edeyim” demez mi!!! Hala kafamda saç olduğu için şanslıyım kanımca. Kuzenim ziyarete geldiğinde bizimkiler “Ece abla mutfakta” diyorlar kız iki üç kez geldi “Yok orda” diye geri gitti tanımadı beni. Öyle perperişan durumdaymışım ki beni temizlikçi kadın sanmış düşünün yahu!!

İşte böyle bir ortamda yediğimiz içtiğimiz önümüze gelen, hoş sohbet bir ortama geçince bana o zaman bayram oldu😀 Gelenler önce “Lan bayram bayram içilir mi?” dedi ancak onlarda biranın kokusuna, buz gibi oluşuna dayanamadı ve Arjantinler hiç eksik olmadı.

Sonrasında eve gelip birde o kafa ile Sungkyunkwan Scandal izledim ki tadından yenmedi yani😀 Tavsiye ederim kafanız güzelken ayrı bir zevkli oluyor hehehe.

İşte böyleydi. Bana bayram bu ya! İçecem, eğlenecem. Ne zambaklıktır benimkisi yırttım kendimi hizmet edeceğim diye. Yahu git bir bara alem senin kölen olsun !!!😉

Bu arada içtik eğlendik ancak şahsi arabamız ile gitmemiştik haberiniz ola otobüsler ne güne duruyor. Alkollü araç kullamaya karşıyız!!!😉