Açıkçası tanıtımlarını okuduktan, trailerlarını izledikten sonra ilk aklıma gelen şeydi; Kore “Fame” derse nasıl olur? Bunun altından da kalkar mı acaba?

Oldum olası sevmişimdir içinde müziğin olduğu filmleri dizileri😉 Bizim zamanımızda “Fame” alıp götürmüştü gençleri (Çok yaşlıyımda göstermiyorum işte) Filmide diziside gönlümde ayrı bir yere sahiptir ancak orjinalinden hani 1980 yapımından (Ben daha portakalda vitamin değilken çekilmiştide banada yetişti yani😉 ) bahsediyorum 2009 da tekrar çekilmeye çalışılan yapımdan değil. (Birde 1982’de ki dizisinden)

Güney Kore gibi saniyede bir albümün çıktığı yine saniyede bir yıldızın parladığı bir ülkede bence böyle bir yapım için geç bile kaldılar. Ancak üstesinden gelebilecekler mi hala şüphelerim var.

Dizinin ilk 4 bölümünü izledim ( Devam eden diziler alışkanlık yapıyormuş😉 Güya başlamayacaktım hala yayınlanmakta olan başka bir diziye) ama henüz bir “Fame” havası yakalayamadım diyebilirim. Yani benim gibi arada köprü kurmaya meyilli iseniz direk o meyilinizden vazgeçin.

 

 

İnsan ister istemez karşılaştırma yapıyor. Hani “Kapı gıcırtısına atılan göbek” vardır ya ben bu dizide henüz içi dışı müzik/dans olmuş bir gençlik göremedim. Normalda biri ossursa adamlar hop ayakta yemekhaneyi birbirine katarak dansa , müzik yapmaya başlardı. Daha ilk bölümden böyle sahneler görmeyi, dizinin içine girmeyi beklerken muşmula suratlı , kazma oyunculuğu ile “Abi allah için sen sadece şarkı söyle, klip çek ” dediğin Kim Hyung Joon ile karşılaştım😉 Neyseki cameo dan ileri gitmiyor😉 Bir sn başka birşeyden bahsediyordum ??? Haaa evet sanırım ilk bölümlerde biraz daha bu yeni kanları ortaya atalım onların güzelliklerinden, yakışıklılıklarından faydalanalım arada müzik falan kaynasın demişler harbiden Dream High etmişler😉

Aslında 4 bölüm ile bunun kararını vermeyi yanlış buluyorum ama böyle düşünmektende kendimi alamıyorum. Gözüm hep bir Bruno Martelli arıyor, heran Mr. Shorofsky görmek istiyorum, Leroy Johnson  böyle havalarda uçsun o masa senin bu masa benim desin ne güzel olur yani onun kısacık şortuna bile katlanmıştım o zamanlar😉 ve daha niceleri sima olarak hatırlıyorum ancak isimleri geçikmeli geliyor aklıma. Birde her bölüm başında  şöyle denirdi ” Şöhret mi istiyorsunuz? Şöhretin bedeli vardır. Ve burası ter dökerek ödemeye başlayacağınız yer” Vuahh bu cümleyi Debbie Allen’dan duyardık . Resmen ekran başındakileri bile ateşlerdi. Üstelik o bedeli görürdük yani😉

Bakalım “Dream High” da bu zevki verecek mi? Normalde bir çok şeyde G. Kore vazgeçilmezimdir. Hep bu taraf çok daha iyisini yapmıştır ancak bu dizi için birşey söylemek yanlış olur daha çok erken. Konusundan hiç bahsetmedim. ama işte Kirin sanat akademisinde okuyan dans ve müzik ile yaşamak isteyen bir grup gencin birbirleriyle olan, sektör ile olan maceralarını anlatıyor. Tabi işin içine olmazsa olmaz ailevi meseleler falan da giriyor. Güzel bir harman bekliyorum… Bu arada sizle Şu videoyuda paylaşmazsam olmaz😉

Baby Remember My Name…😉