Çok uzun zaman olmuştu dizi tanıtımı yapmıyordum. Şimdi bir sürü mazeret üretirim size ancak uzatmaya gerek yok bildiğiniz üşeniyordum yani ha birde aşırı ayılıp bayıldığım diziler izlediğimden elim gidip  yazmıyordum. Büyüsü kaçıyor gibi gibi😀 Bunun dışında bir çok blog sahibi dost güzelce anlatınca birde ben niye yazayım diyordum. Bakın dizdim mazeretleri peh üşengeçim yahu bu aralar ( O kadar yani😀 )

Ancak bu üşengeçliğimi şimdi bozayım istedim. Malum işe başlıyorum zaten mevlam kayıra dediğim blogum iyice tozlandı falan uğradığımda tozunu bile alamıyorum ” Yazalım abi üç beş satır” dedim ( Kimle yazacağımı bilmiyorum lafın gelişi😀 ) ve başlıyorum. (Neden girişleri bu kadar uzatır oldum. Hikaye yazmanın alışkanlığı olsa gerek :S )

Can You Hear My Heart? Öncelikle son bir şey daha😀 Henüz diziyi bitirmiş değilim. Bitirdiğimde yazamayacağım çünkü biliyorum. Şimdi anlatayım sonra kısaca beğendim ya da beğenmedim diye bir şey yazarım😛

Çok şirin bir şekilde başlayan ve ilk dakikalarda sizi saran bir dizi bu. Küçük bir kasabada küçük insanların ( Küçük insanlar derken sadece mutlu bir yaşam isteyenleri kastediyorum)  hikayesi. Taki zenginler işin içine girinceye kadar tabi. Büyükanne, oğlu ve erkek torunu ile başlıyor. Oğlu zihinsel engeli ancak o kadar şirin bir adam ki. Torunu ailesinden utanan, zeki ve yaşadığı hayattan nefret eden, daha fazlasını hak ettiğini düşünen, sevgiye kapılarını kapamış bir öğrenci ve büyükanne: Sürekli küfreden, sert mizaçlı  ancak hep oğlunun iyiliğini isteyen bir kadın. Birde oğlunun aşık olduğu duyma engelli kuaför bir kadın ve onun kızı var. Cimcime feci derece tatlı, aşırı pozitif ve çok güçlü bir kız. Hayalı piyano çalıcısı olmak ( Piyanistte öyle diyor kendisi)

Her şey normal değil mi? Ancak bir süre sonra gizli kalmış gerçekler ortaya çıkınca, bazı arkadaşlıklar filizlenince kimi bağlar kopunca ve bir dizi kötü olay sonucunda allak bullak olan hayatlar var içinde. Bir çok yerde gülümsüyor, bir çok yerde kızıyorsunuz ancak dizi kendini izletiyor.

Yahu ben bu üstü kapalı anlatma olayını çözdüm harbi ya! Tutabiliyorum artık kendimi yaşasın kötülük. Gerçi benim gibi spoiler canavarı bir insan bu hale nasıl geldi hala çözebilmiş değilim de neyse😀

Diziye dönersek kadro gerçekten çok güzel. İnanılmaz kaliteli bana göre. Birde garip gelecek belki ancak diziyi izlerken feci şekilde MISA havası alıyorum belki başroldeki kadının bunda etkisi olabilir dedim ama yok ya müzikler falan anımsatıyor biraz.

Ama garanti verebilirim size,  izlenmeye değer bir dizi hissi içerisindeyim. Açıkçası bir şeyler izlemekten sıkılma evresine girmiştim. Hani kendimi dizilere boğduğum bir dönemi bitirmek üzereydim ve bu dönemde hiçbir şeyi beğenmem, oturup izleyemem sıkılırım falan. Bu dizinin ilk 8 bölümünü ardarda izledim. Bu da demek oluyor ki sarıyor o biçim.

Birde bunu söylemeyecektim ancak hadi söyleyeyim😀 Que Sera Sera ile gönlümde taht kurma olayına giren Lee Kyoo Han yerini yaptı gibi. Öylesine şirin olmuş ki yiyesim geliyor, resmen iştahımı açıyor😀 (Sapıttım ben sapıttım😛 )

Kısacası başladım ve şuan beğenerek izliyorum. Darısı başınıza ya da bir deneyin işte😀 İşte trailer😉